Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Gürlek, ülkenin farklı bölgelerinde hâkimlik yaptı ve 2021'de birinci sınıf hâkimliğe terfi etti. İstanbul 26., 37. ve 14. Ağır Ceza Mahkemelerinde başkanlık yaptı. Bu dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran davalara başkanlık etti. Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder'in "terör örgütü propagandası" suçlamasıyla yargılandığı davada verilen mahkûmiyet kararları, başkanlığını yaptığı heyet tarafından verildi. Çağdaş Hukukçular Derneği davası, Şebnem Korur Fincancı ve Canan Kaftancıoğlu'nun yargılandığı davalar ile Sözcü gazetesi yöneticileri hakkındaki dava da görev yaptığı dönemde sonuçlandı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak, Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararının uygulanmaması kamuoyunda tartışmalara yol açtı. MİT TIR'ları skandalı davası kapsamında Can Dündar hakkında "kaçak" kararı verilmesine hükmedildi. Hrant Dink suikastına ilişkin davada heyet başkanlığı yaptı.
2 Haziran 2022'de adalet bakanı yardımcısı olarak atandı. 2 Ekim 2024'te Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla İstanbul cumhuriyet başsavcısı oldu. Başsavcılığı döneminde Ekrem İmamoğlu, Ümit Özdağ ve çeşitli CHP'li belediye başkanlarına yönelik yürütülen soruşturmalar ve tutuklama kararları kamuoyunda ve siyasette geniş yankı uyandırdı. Gürlek, ağır ceza mahkemesi başkanlığı döneminde verdiği kararlar ve başsavcılığı sürecindeki uygulamaları nedeniyle ana muhalefet partisi liderleri tarafından eleştirildi.
Hayatı ve kariyeri
2005 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. İlk olarak 2007'de Edirne'nin Lalapaşa ilçesinde hâkim adayı olarak atandı. Çeşitli illerde görev yaptıktan sonra İstanbul'a atandı. 2021 yılında birinci sınıf hâkimliğe terfi etti. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başkanlık yaptı. Bu dönemde aldığı kararlarla ülke gündeminde yer aldı ve muhalefet tarafından "AK Parti'nin yargıdaki aparatı" olarak eleştirildi.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak görev yaptığı dönemde Selahattin Demirtaş’ın ve Sırrı Süreyya Önder, "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yargılandı. Mahkeme sonucunda Demirtaş 4 yıl 8 ay, Önder ise 3 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Bu karar, Demirtaş hakkında uygulanan siyaset yasağının hukuki dayanaklardan biri oldu.
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı
Selçuk Kozağaçlı'nın da aralarında bulunduğu 20 avukatın yargılandığı Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) davasında, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tahliye kararına savcılık itiraz etti. İtirazın ardından mahkeme heyeti değiştirildi. Yeni atanan Akın Gürlek başkanlığındaki heyet, sanıklar hakkında hapis cezalarına hükmetti. Bu karar doğrultusunda Kozağaçlı yeniden tutuklandı.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlıklı bildiriye imza attığı gerekçesiyle "terör örgütü propagandası" suçlamasıyla yargılandı. Akın Gürlek'in başkanlığını yaptığı İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Fincancı, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Aynı mahkemenin başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Canan Kaftancıoğlu'nun sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılandığı davaya da başkanlık etti. Yargılama sonucunda Kaftancıoğlu, 9 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Kararda erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmadı. Bu hüküm, Kaftancıoğlu'nun parti yöneticiliği yapmasına yönelik hukuki bir kısıtlamaya yol açtı.
Sözcü gazetesinin yönetici, yazar ve çalışanlarının, "Fetönün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlamasıyla yargılandıkları dava da, Akın Gürlek başkanlığındaki İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen önemli davalar arasındadır. Bu davada gazeteciler Necati Doğru ve Emin Çölaşan, 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklar hakkında ise çeşitli sürelerde hapis cezalarına hükmedildi.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği hak ihlali kararını, anayasaya aykırı bir şekilde uygulamadı. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nin yetki sınırlarını aştığını iddia ederek yargılamanın durdurulması talebini reddetti. Bu karar, hukuk çevrelerinde tartışma yarattı; dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından "Yeni Zekeriya Öz" benzetmesiyle eleştirildi ve "AK Parti'nin yargıdaki aparatı" olarak değerlendirildi. Gürlek, söz konusu ifadeler nedeniyle Kılıçdaroğlu hakkında 75 bin TL tutarında manevi tazminat davası açtı, ancak dava mahkemece reddedildi.
Cumhuriyet gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar, MİT TIR'ları skandalı davası sonrasında yurt dışına çıktı. Akın Gürlek'in başkanlık ettiği mahkeme tarafından "kaçak" ilan edildi ve Dündar'ın gayrimenkullerine el konulmasına karar verildi. Aynı görevde bulunduğu dönemde, Hrant Dink suikastına ilişkin davada da heyet başkanlığı yaptı. Yargılama sonucunda mahkeme, cinayetin Fethullahçı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda işlendiği yönünde hüküm kurdu.
Adalet Bakan Yardımcısı
Nisan 2021'de Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birinci sınıf hâkimliğe terfi ettirildi. Ardından, Danıştay üyeliğine atanan Uğurhan Kuş'un yerine 2 Haziran 2022 tarihinde adalet bakanı yardımcısı olarak tayin edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı
Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024'te İstanbul cumhuriyet başsavcısı olarak atandı. Bu dönemde, Eti Maden İşletmelerinde yönetim kurulu üyesi olarak 29 Kasım 2024 tarihi itibarıyla atandığına ilişkin belge yayımlandı. Atamanın görev süresinin, 2027 yılında yapılacak genel kurula kadar geçerli olduğu belirtildi.
Adalet Bakanı
Gürlek, 11 Şubat 2026 tarihinde cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye Cumhuriyeti adalet bakanı olarak atandı. Aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurulunda yemin etmek üzere kürsüye çağrıldı. Cumhuriyet Halk Partisi, atamanın anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yemin sürecine itiraz etti. Yemin sırasında genel kurulda tartışma yaşandı ve Gürlek, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin bulunduğu bölümde yeminini tamamladı. Ertesi gün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin grup toplantısına katıldı; burada yaptığı konuşmada Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sunarak "İnşallah AK Parti iktidarının 23. döneminde, adaletin yüzyılı Türkiye Yüzyılı olacak." dedi. 13 Şubat'ta A Haber'e konuk olan Gürlek, futbolda bahis operasyonu, uyuşturucu operasyonu ve Fetö ile mücadelenin sürdürüleceğini belirtti. Ayrıca dava süreçlerinin hızlandırılması amacıyla "Alo Adalet" adlı bir iletişim hattı kurulacağını açıkladı.
17 Şubat 2026'da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Akın Gürlek'in mal varlığı ile ilgili elinde liste olduğunu duyurdu. Özel, Gürlek'ten mal varlığını açıklamasını talep etti. Özel, Gürlek'in toplam 12 mülke sahip olduğunu ileri sürdü. İstanbul'da 118 milyon liraya satıldığı belirtilen bir konutun hangi gelirle satın alındığının açıklanması gerektiğini söyledi. Açıklama yapılmaması hâlinde söz konusu taşınmazları ayrıntılı biçimde kamuoyuna duyuracağını belirten Özel, konuyu siyasî sorumluluk çerçevesinde değerlendirdi. 17 Mart 2026'da Özel, tapu senetlerini kimlik numarasıyla birlikte göstererek, Gürlek'in elindeki 12 mülkün değerini 325 milyon lira, sattığını söylediği 4 mülkün değerini ise 126 milyon lira olarak açıkladı. Ayrıca Gürlek'in Lüksemburg'da demirli bir yat için alım girişiminde bulunulduğunu da öne sürdü. Gürlek, iddiaları "algı operasyonu" olarak nitelendirdi ve Özel hakkında manevi tazminat davası açacağını duyurdu.
Özel hayatı
Elif Gülşah Gürlek ile evlidir ve bir çocuğu vardır.
Dış bağlantılar
Akın Gürlek Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı
X'te Akın Gürlek


